28 Ağustos 2009 Cuma

M.S. 565

6. Roma imparatoru Justiniaus MS 527-565 yılları arasında yaşadı. En büyük eseri Codex yani kanunlar külliyatı romada bozulan düzeni yeniden ihya etmek amacını taşıyordu. Fakat bütün çabalarına rağmen başarılı olamadı. Yok kanun yap kanun düzeni işlemedi ve kadim roma yükselen yeni ideolojiler karşısında mağlup oldu. Roma ideoloji devleti olarak yükselen başka bir ideoloji karşısında mağlup olmaya mahkumdu. Çünkü roma hukuk devletinin kanunlarına sahipti fakat adaletine sahip değildi. Roma medeniyeti ile anglosakson medeniyeti arasındaki fark da buydu.
Sosyal düzeni bozmaya çalışan bireyleri yola getirmeye çalışmanın iki yolu vardı. Birincisi bireyi kendi içine yöneltmek ve vicdanını temizlemek. İkincisi ise işleyen-etkin kanunlar düzeni kurmaktı. Bu iki yoldan hiçbirisi romada yoktu. Bir çok kanun yapılması, kanunlar genel ve adil olarak uygulanmadığı sürece bir mana taşımaz.
Justiniaus kanunları yapıyordu fakat uygulamanın başarılı olmasını sağlayacak düzenlemeleri yapamıyordu. Çünkü bireyleri kendi iç dünyasına inerek terbiye eden, bunu başaramaz ise sert cezalar ile caydıran yeni bir düzen karşısında yükseliyordu. Eğer Justiniaus kanunların genel ve adil olarak uygulanmasında başarılı olabilseydi, yani güçlüleri hukuk çizgisine çekecek şekilde vicdanlarına hitap edebilseydi Roma hala hayatta olacaktı. Bir kere roma böyle bir doktrinden yoksundu. İkinci olarak kanunların seçkinlerin hayatını ve ilişkilerini düzenleyecek kadar etkili olmasını sağlayacak bir örgütü mevcut değildi. Böyle olunca kendi çevresindeki gücü hukuk denetimi altına alamadı. Dolayısıyla halkı hukuk denetimi altına alması mümkün değildi.
Son osmanlı padişahlarınında aynı hataya düştüğünü görüyoruz. Tanzimat sürecinde çok iyi yasalar çıkarılmasına rağmen osmanlının inanılmaz bir şekilde çöküşünü sürdürmesi güçlü sınıfların hukuk denetimi altına alınamamış olması sebebiyledir. Kanunlara uymayan bir köylü sadece köyün düzenini bozarken, kanunlara uymayan bir üst düzey kamu yöneticisi mesela bir bakan tüm ülkede düzeni bozar. Böyle olunca çıkarılan kanunların sadece halka tatbik edilmesi ülke genelinde düzenin tesis edilmesini sağlayamaz. Justiniausun atladığı hususu osmanlı padişahları da atlamıştır.
Cumhuriyet döneminde başlayan modernleşme çalışmaları ne yazık ki kamu gücünün hukuk çizgisine çekilmesini sağlayamamıştır. Bugün kanunlar düzeninin bir türlü işletilememesi, yargının işler hale getirilememesi, aslında bugünün değil, 2000 yıl öncesinin sorunlarıdır. Bunun tek sebebi kamu gücünü doğrudan yada dolaylı olarak kullanan güçlü seçkinlerin hukuk çizgisine çekilememiş olmasıdır. Bunu sağlayacak olan mekanizmalar hala bir çok kuralla sınırlandırılmıştır. Kısaca hala MS 565 yılında, justiniausun kaldığı yerdeyiz.

Hiç yorum yok: