Kanunlar adil, yeterli ve kaliteli olursa katı bir uygulama toplumsal düzeni sağlayabilir. Kanunların adalet ölçülerine tabi tutulmadan sadece kanun olmaları nedeniyle uygulanmaları belki şekli bir meşruiyet taşır fakat maddi olarak adalet, dolayısıyla meşruiyet yoktur. Kanunların tatbik edilmesi ile adaletin tesis edilmesi arasında illiyet ilişkisi bu nedenle kaybolabilir. Eğer kanunlar adil olarak her konuyu düzenlemeye muktedir ise aynen uygulanmalarında sakınca yoktur. Fakat bu bir varsayımdan öteye gidemez. Çünkü kanunlarla sonsuz hadiseleri adalete uygun olarak düzenlemek mümkün değildir. Hukuk sisteminin toplumsal düzeni sağlayabilmesi için iyi kanunların iyi memurlar eliyle uygulanması ve bu uygulamanın hakimler tarafından takip edilmesi gerekir. O halde bir hukuk düzeninin kurulmasında üç basamak vardır. İyi kanun, iyi uygulama ve iyi denetim. İyi kanun: Kanun hem adalet değerine uygun norm içermeli, hem de lafız olarak ifadeye muktedir olmalıdır. Kanun lafzı ve ruhu ile ilkeyi anlatmalıdır. İyi uygulama: İyi kanunlar ahlaklı ve ehliyetli memurlar eliyle uygulanmalıdır. Bu uygulama genellik ve eşitlik ilkesine uygun olmalıdır. İyi denetim: İyi kanunların çıkarılması ve iyi uygulama olması yeterli değildir. Ayrıca bu uygulamanın adalete ve hukuka uygunluğu yargı organları tarafından denetlenmelidir. Uygulamada memurların her zaman bir takdir hakkı vardır. Veyahut kanunların tatbikatında anlaşmazlıklar çıkabilir. Takdir hakkının yerinde kullanılıp kullanılmadığı, tatbikatın adil olup olmadığı hususları iyi yargıçlar tarafından denetlenmeli ve adil kararlara bağlanmalıdır. Devletin kanunlar vasıtasıyla idaresi bu şekilde olmalıdır. Eğer kanunlar iyi olmaz ve objektif esaslara uygun olarak çıkarılmaz ise kanunculuk anlayışı hukuk düzenini felce uğratır. İyi kanunlar çıkarılmasına rağmen, iyi uygulama olmaz ise yine sonuç alınamaz. Bürokratik örgütün adil yönetim ilkesine uyması sağlanamaz. Yolsuzluk, kayırma, rüşvet, kamu yönetimine hakim olur. Kamu gücünün hukuk denetimi altına alınması bu nedenle önemlidir. İşte bu denetim yargı örgütü tarafından yapılmalıdır. Yargıçların bu işlevini yerine getirebilmesi için kamu yönetiminin bir parçası olmaması, bilakis kamu yönetiminin dışında ve ona eşit bir güce sahip olması gerekir. Kamu yönetimi ile olan irtibatı devlet başkanı sağlamalıdır. Devlette, kanun, yönetim ve yargı ilişkisi böyledir.
26 Eylül 2010 Pazar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder